ANTROPOSEN ÇAĞ: CEHENNEME BEŞ KALA

ANTROPOSEN ÇAĞ: CEHENNEME BEŞ KALA

Yeni bir çağ tanımlaması yapıldı artık. ANTROPOSEN ÇAĞ (İnsan çağı).

Bu çağın temel özelliği tektonik hareketler, volkanik faaliyetler, depremler gibi doğa olaylarının hepsinin yaratabildiği etkinin daha ilerisinin insanlar tarafından oluşturulduğu bir çağı tanımlıyor olması. Bu durum, insanoğlunun Dünya’ya olan etkisinin en üst düzeylere çıktığı, Sanayi Devrimi’nden bugüne kadar gelen ve devam edecek bir süreç gibi görünüyor. Tektonik hareketler, volkanik faaliyetler seller ve depremler gibi yıkıcı doğa olaylarının hepsinin yaratabildiği etkinin daha da fazlası, daha beteri geliyor; biz istedik. Antroposen’in son üç yüzyıllık bir zaman dilimine karşılık geldiği düşünülüyor. Anlaşılan o ki, geri döndürülemez bir aşamaya geldik.

Pekâlâ, tüm bunlar nasıl başladı?

İkinci Dünya Savaşı’na kadar, insanlığın ulaştığı etki gücünün pek farkında değildik.  Yüzbinlerce insanı bir anda öldürerek ya da sakat bırakarak İkinci Dünya Savaşı’na son veren atom bombaları “Little Boy” ve “Fat Man”in üretimini sağlayan Manhattan Projesiyle, bilimin teknolojiye dönüşmesinde en keskin pratik sonuç yaşanmış ve belleklere kazınmıştı. Buna rağmen savaş sonrası insanlardaki yaygın kanı iyimserdi ve şöyleydi: “Bilgi ve bilim, mademki savaşın kazanılmasını sağlamıştır, insanlığın diğer gereksinimlerine de hizmet edebilir”.

Yeni toplum biçimi zaman zaman “bilgi toplumu” veya “enformasyon toplumu” ya da bazılarına göre “endüstri sonrası” ya da “sanayi sonrası” toplum olarak adlandırılmaktadır. Aslında yaşanan modelin yeni bir toplumsal yapı olmaktan çok, bir “ara durum” olduğu ileri sürülebilir. Çünkü bu süreç gerçek anlamda bilimsel bir devrim ve onun sonunda ulaşılacak bir yer olmaktan farklıdır; iletişim teknolojilerinin kendi içinde, kendisinden kaynaklanan yeni buluşlara alan açtığı yenilikler toplamı gibidir.

 Bu düşünce, “bilgiye dayalı ekonomi” diye adlandırılan dönüşümlerin önemini tanımamazlık etmez. Yani, başka bir ifadeyle, bilim felsefesi terimleriyle düşünüldüğünde, Kuhn’un ileri sürdüğü şekilde; yaşananların, bilimsel devrimlerin değil, olağan bilimin yapılmakta olduğu ve onun sonuçlarının birbirine eklemlenmekte olduğu şeklinde açıklanması da mümkündür

Toplumlar ve bireyler bilgi toplumunun ne olup olmadığına fazla kafa yormaksızın cep telefonlarından, taşınır bilgisayarlara, kablosuz bile erişebildikleri internetin arama motorlarının sağladığı olanaklarla keyifli bir yeni bin yıl içinde olduklarını düşünür oldular. Gerçekle sanal da birbirine karıştı. Bu iç içe geçiş, hayat tarzlarını bile etkiler şekilde, fiziksel mekândan bağımsız, sanal başlayan aşkları da içine alarak gelişimini sürdürüyor. Pek çok alanda yabancılaşma belki kolay anlaşılabilir, ama aşk gibi duygusal bir paylaşımın bile klavyelerde yaşanmaya başlanması yabancılaşmanın boyutunu yeterince gözler önüne seriyor olmalı. En önemli olgu ise insanın insana yabancılaşması ve hatta kendinden başlayıp herkese yabancılaşması olmalı.

Bilgiye ulaşmanın kolaylığı bilim ve bilgi ile uğraşanlara büyük kolaylıklar getiriyor. Ancak bilgi toplumunda yaşanan bilimsel gelişmelerin, iletişim araçlarının dünya ölçeğindeki dağılımındaki asimetrik durumlar (sayısal eşitsizlik gibi olgular) gerçekten ortak, mutlu bir dünyanın aktörleri olup olmadığımız sorularını da düşünen beyinlerde olgunlaştırmaya başladı. Jean Baudrillard’ın dediği gibi “Bilgiye ulaşmanın kolaylaştığı ancak anlamı yakalamanın azaldığı” bir dünyada yaşıyor olmamızın getirilerini şimdiden öngöremiyoruz.

ANTROPOSEN Çağ’ın son dönemlerine yaklaşıyor olabiliriz. Yapay zekada öyle ileri adımlar atılıyor ki akıllı makinaların ne yapabileceği şu an kestirilemiyor. Metavers denilen tasarım yapay zekalara kendimizi teslim edişimizin öncüsü olabilir

İleride tarih şunu yazabilir… Şu kadar yıl süren Antroposen Çağ robot atalarımızın iki bin bilmem kaç yılında egemenliği almasıyla sona erdi. Tarih yontma taş devri, cilalı taş devri ve ANTROPOSEN çağ ve biz akıllı makinalar çağı…

Ne dersiniz? Abartıyor muyuz? Yoksa bazılarımız pembe gözlüklerle cehenneme beş kala biletini çoktan aldık mı bile?

Tartışmaya katıl

Error validating access token: The user has not authorized application 515358899130297.

İletişim

Adres:
Nazmi Bey İş Merkezi,
Cinnah caddesi,
Göreme sokak, Numara 1 / 15.
Çankaya, ANKARA

Telefon: (312) 426 14 17 -18

Faks: (312) 426 14 55

E-posta: kadriyamac@gmail.com

Instagram

Error validating access token: The user has not authorized application 515358899130297.